10 Ağustos 2010

nem bunaltıyor:-)nem yüzünden adana da hissedilen sıcaklık 70 derece imiş..istanbul da hissedilen galiba 46 derece..

bugün alışveriş yaptığım dükkanın kasasında müşteri ile kasiyerin sohbetine kulak misafiri oldum.müşteri bodrum dan gelmiş.orada hava çok daha az nemliymiş.sevindim.çünkü haftaya oraya ailece kısa bir tatil için gidiyoruz..

-geçen gün sinan kaynakçı telefonda söyledi.bodrum da aynı gece tarkan,mfö (ve bir kaç popüler isim saydı..)konserleri gerçekleşiyormuş.yoğunluğa şaşırdım..hatta sonradan gazetede gördüğüm kadarı ile tarkan ve mfö konseri dolmuş..

-geçen akşam akıncan ile trilok gurtu konserine gittim.aslında o akşam sahnede ayrıca marc ribot,erkan oğur ile başlayan uzun ve enteresan bir kadro vardı.ama trilok gurtu yu  ilk kez canlı izlemiş oldum.ve çok etkilendim..

-çargah makamının tanımı kafamı kurcalıyor şu sıralar;gördüğüm kadarı ile 2 tanımı var,birincisi şu anda kabul gören arel-ezgi sistemine göre,do majör gamı,ikincisi ise artık kabul görmeyen eski hali.üstelik eski halinin sonoritesi do majör den çok farklı..bu durumu epey kafa karıştırıcı buluyorum..

-şu sıralar yeni kaydetmek istediğim besteler üzerine sinan cem eroğlu ile çalışıyorum.bu sefer stüdyoda ne çıkarsa şeklinde bir kayıt yapmak yerine değişik bir yöntem ile,sinan sağolsun,2 prova kayıdı yapıp stüdyoya öyle gideceğim.evvelki gün yaptığımız ilk prova kayıtlarını büyük bir zevk ile dinliyorum ve nasıl daha iyi çalabileceğimi-lınabilineceğini- tasarlamaya çalışıyorum.çünkü bu sefer yeni ve benim için çok daha zor bir şey deniyorum.sadece 2 kişi-ve aynı anda canlı-çalacağız.üstelik 2. enstrüman kaval..dolayısı ile bir takım zorlukların üstesinden gelebilmem-iz-gerekiyor.başarabilirsek,ortaya enteresan bir müzik çıkacak.ilk prova kayıdında bunun ipuçları var,bu yüzden çok sevinçliyim..

Ağu 10, 2010

27 Temmuz 2010

-kaş,fazla dinleyici gelmemiş olmasına rağmen,müzik anlamında oldukça iyi geçti..

denize girmeyi sevmem,ama kaş kamping de denize girmek de çok güzeldi..

-evde geçenlerde internet ve tv bir günlüğüne kapalı kaldı.kerem i sıkıntısını gidermek için ödev yaparken,akıncan ı ise gitar çalışırken gördüm:-))

-akıncan,eric clapton konserinden beri gitara ağırlık verdi.basit bir takım riffleri çalabiliyor..aslında şebnem e gitar çalışmayı çoktandır istediğini,ama benim öğretme şeklimi beğenmediğini söylediğinde biraz üzülmüştüm,ama şimdi çalmayı istediği parçaların giriş notalarını gösteriyorum,bu yöntem,gördüğüm kadarı ile onun daha hoşuna gidiyor..seviniyorum..

-akıncan iyice eski müzikleri dinlemeye başladı;bob dylan,queen(eskileri),pink floyd(the wall öncesi ),bad company…kerem ise liquid tension experiment i (müzik ağaçkakana benziyor..)seviyor şu sıralar..

-geçenlerde ingiliz turistleri topkapı sarayını gezdirirken yağmura yakalandık.tam bir fırtına idi.ortalığı seller götürdü.otobüse bindiğimizde kendilerine ömrümde ilk defa bu sene,temmuz ayında istanbul da yağmur gördüğümü söyledim.güldüler.şanssızlıklarına da sanırım.akabinde ingiltere de havanın nasıl olduğunu sordum.sıcak,güneşli ve kuru dediklerinde de ben güldüm:-)

dün sinan cem eroğlu söyledi.geçen gün konser için budapeşte ye gittiğinde soğuk ve yağışlı bir havaya yakalanmış.çaldığı grupta sanırım bir de berlinli müzisyen varmış.berlin sıcaktan kavruluyormuş..bakalım daha neler olacak:-)

-geçenlerde bülent ortaçgil 40. sanat yılı konserinde çaldım.1.serhat ersöz ile,2.sinan kaynakçı ile pinhani olarak,3.bulutsuzluk özlemi ile..iyi geçti.mutlu oldum,onur duydum..gitmem gerektiği için 2.yarıyı izleyemedim.artık dvd den izleyebilirim umarım..

-sinan cem eroğlu ile 2li  olarak kayıt yapmak istiyorum,şu aralar parça seçimi ile uğraşıyorum.biraz yorucu,ama zevkli geçiyor..

-bu arada naylon telli gitarıma alışmaya başladığımı hissediyorum.tabii yine de tuşemin ve tekniğimin(özellikle bunun oluşacağını hiç sanmıyorum ya..) oturmasına daha çok zaman var..

-geçenlerde yeni albümüm ‘başka türlü’nün tanıtımı için bir internet adresine bilgi göndermem gerekti.vakit çok dar olduğu için onlara,albüm için görsel malzemeyi ve şarkı isimlerini vs. bulabilecekleri güzel bir korsan(hadi paylaşım diyeyim..) sitesi linkini gönderdim..bunun için(hangi adres daha detaylı bilgi veriyor diye..) internette dolaşırken,bu tarz adreslerin birinde bir teşekkür butonu gözüme çarptı.acelem olduğu için bakıp kime teşekkür ediliyor olduğunu çözemedim.ama her halükarda enteresan bir olgu..:-)

-düşünüyorum da,eskiden olsa albümü kargo ile yollayacağım.ulaşması hem daha uzun sürecek,hem de daha masraflı olacak..

bence şimdilik internetin faydası-araştırma ve bilgiye ulaşma olanaklarını  göz önünde bulundurarak tabii..-zararından çok..

:-)

Tem 27, 2010

7 Temmuz 2010

yine buraya iliştirmek istediğim birikmiş bir sürü şey var.başta müzisyen hakan beşer in ani vefatı geliyor..turda olduğum için cenazesine bile gidemedim.bunun için ayrıca üzgünüm..hakan ile ilk defa bülent ortaçgil in beyoğlu meis bar konserinde(1993?)çalmıştık.erkan oğur un yerine çaldığım ve özellikle bu yüzden benim için oldukça zor geçen bir konser idi.hakan,konserin ilk 2-3 parçası boyunca bana yaptıkları ve söyledikleri ile asabımı epey bozmuştu.sonra bir ara gürol ve cem e dönüp,bari şu arkadaşın bildiği bir şeyler çalalım dediğinde artık iyice kızmış ve dayanamayıp,sen ne diyorsun be diye çıkışmıştım.ama sonra aramız düzelmiş ve iyi olmuştu.99-00 arası bacağımdaki rahatsızlık sebebi ile 7-8 aylığına yatağa çakılırken,sıkıldıkça beni telefon ile  arayabilirsin diyerek bana moral desteği vermişti..mekanın cennet olsun hakan..

-23 haziran nardis konserim ediz,ozan ve burak ın katkıları ile çok güzel geçti.dinlemeye gelen turizm camiası dostlarımın desteği ile sıcak bir ortam oluşturmuş olduk.onlar olmasa mekan boş ve dolayısı ile moral bozucu olacaktı..

-geçen gece akıncan evde gizlice alkol tüketip sarhoş olarak(az rakı ve bol viski)beni hafifçe korkuttu.sonrasında,sağolsun,sunay ın yardımı ile akıncan ı göztepe ssk nın acil bölümüne götürdüğümüzde yaşadıklarımız(ilgisizlik ve umursamazlıklar) ise beni çıldırttı.akıncan ı ise ayılttı:-)   (göztepe ssk,daha sonra bir eczacı dostumuzun söylediğine göre,asya yakasında acil bölümü en kötü olan hastahane imiş.umarım/dilerim o bölüme bir daha yolum düşmez..)

ben ilk sarhoşluğumu sanırım 15-16 yaşında iken bir doğum günü partisinde yaşamış,zom ve dolayısı ile rezil olmuştum:-)onun için akıncan ın bunu evimizde yaşamış olmasına çok sevindim..

-dün mustafa abi(kaynakçı)aradı ve albümümün-başka türlü- unkapanı na geldiğini müjdeledi.bugün dağıtılacakmış..umarım ilgilisi bol olur..bir sonraki-kısmet ise tabii-kayıtlarımı hangi formatta yayınlayacağım acaba?yayınlayabilecek miyim??

-lüks model arabalarda cd çalarlar yavaş yavaş kaldırılıyormuş..harddisk,bilgisayar,mp3,internet..ben ise şu sıralar en çok kaset dinliyorum:-)bazıları plaklardan yapılmış karışık kayıtlar..plak cızırtıları bile duyuluyor..

-akıncan ise internet den müzik dinliyor.dinledikleri çok hoşuma gidiyor.pink floyd,santana..bize yemekte dj lik yapıyor.zevkli çocuk.ne güzel..

kerem de fena değil.yabancı çocuk kanalında,rock grubu adlı programı severek izliyor.geçen gece kaset dinleyerek uyuduk.aslında eski Queen,deep purple parçaları pek uyku müziği değil.ama olsun:-)

-yarın kaş a 3 geceliğine çalmaya gidiyorum.değişik bir düzen;perküsyonda izzet kızıl,kavalda sinan cem eroğlu ve bas gitarda ismail soyberk var.cümbüş çalmaya cesaret etsem mi diye düşünüyorum..bakalım neler olacak?

Tem 7, 2010

22 Haziran 2010

-yarın akşam nardis de sahne alacağım.heyecanlıyım.yarın sabah 7.00 dan 13.30 a kadar şehir turu yapacağım.umarım yorgunluğum akşama yansımaz..1-2 ay evvel nardis de mike moreno adında amerikalı genç bir yetenek dinlemiş ve çok etkilenmiştim.(iyi ki sıtkı bana konseri haber vermiş.teşekkürler sıtkı..)

-akıncan ile clapton konserine gittim.clapton u yıllardır dinlememiştim..bir zamanlar tanrı payesini boşuna almamış olduğunu farkettim:-)iyi bir konserdi.o konserden beri akıncan gitarda layla yı çalmaya çalışıyor…ben de gitara başladığımda onun kayıtlarını dinleyip sololarını çalmaya çalışırdım..ne güzel..

-eskilere gitmişken..jimi hendrix in kayıtlarını her duyuşumda hala etkileniyorum.geçenlerde galata kulesinin yakınlarındaki bir büfe teypden hendrix çalıyordu..şaşırdım:-)ve durup biraz dinledim..benzeri,birkaç gün evvel bir tur bitiminde,laleli den kabataş a tramvay ile giderken oldu.karşımda oturan çocuk mp3 çalarından hendrix dinliyordu.hafifçe kafa salladığımı farkedip kendime güldüm..

-2 gün evvel pinhani viyana da konser verdi.boş 7-8 saatimiz vardı.biraz gezdik.sağolsun sinan orada bize rehberlik yaptı..şehir,beni mimarisi ile epey etkiledi.stephan katedrali,habsburg hanedanının sarayı..marie antoinette in habsburg prensesi olduğunu bilmiyordum..eski landtmann kafesi,peynirli sosisler,melanj,sacher turta,mozart vs..osmanlılar 17. yy da burayı fethetmiş olsaydı,tarih akışı nasıl olurdu acaba?denklemin bilinmeyenleri çok..ama hemen tahmin edebildiğim,klimt ve schiele nin ressam olarak tarihteki yerlerini alamayacakları..devamını ise istanbul a döndüğümde alandan eve giderken caddeleri izleyip,oradaki caddeler ile kıyaslayınca-içim burkularak-biraz tahmin ettim..

viyana da(ve tabii avusturya da) almanya ya oranla  çok daha az türk yaşıyor.olanlar ise genelde öğrenci..dolayısı ile genel sosyolojik durum da buna bağlı olarak farklı..yaşadığımız komik bir anı:metroya binmek için otomatdan bilet alacaktık.ama otomatı biraz fazla işgal edince,bizi gezdiren efe,arkamızda duran ve beklerken almanca gazete okuyan avrupai görünüşlü adama şaka makamından türkçe:’kusura bakma dayı..’ dedi.adam da arkamızdan cevaben:’hah,çok komik..’ deyince şaşırdım:-) 

işte böyle..

Haz 22, 2010

11 Haziran 2010

-ankara dan sabaha karşı döndük.konser yağmursuz ve iyi geçti.internette hava durumuna bakarken,madagaskar,nijer ve amerika nın georgia eyaletinde de birer ankara nın var olduğunu öğrendim.enteresan..

-yarın 3 günlük istanbul turuna başlıyorum.sultanahmet meydanında turist gezdirmek-ulaşım zorluğu ve yoğun ilgi nedeni ile- artık çok zor..geçenlerde 2 saat içinde sultanahmet camii,ayasofya,hipodrom ve yerebetan sarayını gezdirmem istendi.oraya ulaşmak için kaybettiğim zaman ve camii girişindeki korkunç kuyruk  ve buna rağmen verilen süreye sadık kalma mecburiyeti beni,müzelerdeki ziyaret saatlerimizi kısıtlı tutma zorunda bıraktı.dolayısı ile rehberlik hayatımın,zorunlu olarak,en kısa ayasofya turunu-normalde 45-90 dk. arası sürer-buraya iliştireyim;müzeden içeri girerken,tanıdığım bir rehber-hakkı abi- ile selamlaştım.belli ki turunu bitirmiş ve bir kaç müşterisi ile çıkışa yakın bir yerde,grubun geri kalanını bekliyordu.ben içeride oldukça hızlı bir biçimde açıklamalarımı yaptıktan ve grubumun-maalesef mecburiyetden sadece durduğumuz noktada-fotoğraf çekimlerini bitirmelerini bekledikten sonra çıkışa geldiğimde,hakkı abi ile-2 grup aynı anda dışarı çıkarken-tekrar selamlaştık:-))aslında ikimiz de şaşırdık(toplam 17dk.)..grubum ise herşeye rağmen oldukça mutlu idi.ne güzel..

-sultanahmet meydanında 3 gün önce yürürlüğe konmuş olan yeni trafik uygulamasının etkilerini merak ediyorum.kısmet ise ertesi gün oradayım.. 

Haz 11, 2010

9 Haziran 2010

şu an-13.58-ankara yolundayım.akşam pinhani konseri var..bir süre evvel kıbrıs ta konser sonrası kuliste iken konserde kullandığım yamaha pasifika marka elektrik gitar-sinan ın,uçağa binerken,konser evveli,sonrası,gitarıma yapışık durma hali ve aslında zahmetinden beni kurtarmak için gruba zimmetli olarak satın aldığı ve konserlerde genelde benim çaldığım gitar..-yaslamış olduğum koltuktan yere düştü.hiç umursamadım..bu tepkime önce çok şaşırdım,ama sonra hissettiğim özgürlük duygusu sebebi ile çok sevindim.teşekkür ederim sinan,aklına sağlık..2 hafta evvel turist grubu ile eyüp civarını gezdik.12 sene evvel 1-2 kere gelmişliğim vardır.gerekli açıklamaları yaptıktan sonra grubum ile,sanırım ilk defa,piyerloti kahvesinden mezarların arasından aşağı camiye doğru yürüdüm.yolda turistler bir mezar taşını gösterip,ailesi kelimesini hep görüyoruz anlamı nedir diye sordular.tam cevap veriyor iken yandaki mezar taşına gözüm takıldı.seydol soyadı..tanıdık geldi.isim nesime,vefatı 1955,selanikli.neticede mezarın hiç görmemiş olduğum büyük anneme ait olduğunu anladım.seydol kızlık soyadı sanırım..hemen teyit için babamı aradım.soyadını nasıl hatırladığıma şaşırdı..sonra grubuma açıklamayı neden yarıda kestiğimi söyleyerek özür diledim.onlar da şaşırmış olabilirler..:-) sonra düşündüm,aslında soy ağacımı hiç bilmiyorum.bir ara bu konuyu anne ve babama sorsam iyi olacak..geçen-yağmurlu bir- cumartesi gecesi araba ile bakırköy den 23.45 de ailece yola çıktık ve 02.35 de erenköy e evimize vardık.çektiğim trafik çilesi,hem ruhsal,hem de bedensel anlamda sınırlarımı zorladı..23 haziran da nardis te vereceğim konser için şimdiden heyecanlanmaya başladım.ne güzel..birazdan ankara ya varıyorum(z)..(14.50)

Haz 9, 2010

3 Haziran 2010

çok sakin bir insan olmama rağmen yurt dışına çıkmam gerektiğinde(aslında zorunda olmadığım sürece tercih etmiyorum..)yaşamak zorunda olduğum vize işlemleri-sanırım başka bir çok kişi için de yorucu oluyordur,ama benim-asabımı aşırı bozuyor.kendime gelebilmem için birkaç gün gerekiyor..sakinliğimin derecesine ise-beni de şaşırttığı için-hoşuma giden 2 örnek aklıma geldi şimdi;birincisi 2-3 ay evvel pamukkale de,serbest gezebilmeleri için turist gruplarıma normalde verdiğim süreden fazlasını vermiş olduğum halde,bana bu süreyi az bulduğunu dile getiren turiste,gerçekten sakin bir biçimde,önemli olan mutlu olmanız,buyrun ihtiyacınız olan taksi paranız,istediğiniz zaman otele gelebilirsiniz demem(şaşırmış ve grubun da benden yana çıkması üzerine,benimle tura devam etmiş idi).ikincisi de bir süre evvel 3lü olarak kendi parçalarımı çaldığımız yerde(anlaşmamız kapı parası idi)az kişi geldiği için konser bitince bana-aramızda paylaşmak üzere- toplam 30 tl yi verdikleri zaman:-)    

Haz 3, 2010

26 Mayıs 2010

istanbul dayım.şehir turunun son saatlerini nuruosmaniye kahve dünyası nda turistleri bekleyerek geçiriyorum..aslında çoktandır buraya bir şeyler yazmak istiyorum.ama ya hal,ya da vakit bulamadım.unutmak istemediklerimi,unutmadan, buraya sabitleyeyim artık..

bir kaç hafta evvel sinan ile kolektif istanbul grubunu babylon da izlemeye gittim.konserden önce tanışıldı ve birlikte rakı içildi.tek ve duble yerinin(4-8cc,yoksa 5-10 mu?)işaretli olduğu yeni rakı bardağı ile bu vesile ile tanışmış oldum.ediz(hafızoğlu)in önerisi ile gerçek duble miktarında doldurduğumuz kadehleri zaman darlığından,hızla içtik.ben sanırım:-) 3 kadeh/gerçek duble içtim.ve çarpıldım:-)ediz e içkili iken konserde nasıl çalabildiğini sorduğumda,içkili iken etüt yapabildiğime göre konserde zaten çalabilirim gibi bir cevap verdi.ben bunu anlamadım.konser müthişti..aldığım alkolün etkisi ise epey (ertesi geceye kadar) sürdü.gündüz etüt çalışmalarımı yaparken ise ediz in ne demek istediğini anladım:-)

uzun süreli turlara çıkarken istanbul u özlemiştim.ama döndükten sonra şehrin klasiği olan trafik keşmekeşi bu duygularımı sildi..bunun ile ilgili sinan güzel bir anısını anlattı.araba ile bakırköy den ankara ya yol 6 saat sürmüş.bunun 3 saati yolun bakırköy den şehir çıkışına kadar olan bölümünde geçmiş..:-)

minik kerem, sarfettiği bazı cümleler ile bazen beni çok şaşırtıyor..mesela geçenlerde,haydi teybe kaset koyalım ve müzik yapalım dediğimde,’evet,ortama biraz heyecan katalım’dedi..

bazen tv da kerem ile çizgi film izliyorum(eskiden akıncan ile de yapardım).hoşuma gidiyor.güzel espriler var.mesela-fineas ve ferb dizisinde-kötü niyetli ve dolayısı ile biraz çirkin suratlı bilim adamı kıskançlığı yüzünden,güzel insanları çirkinleştiren bir makina icat ediyor ve filmin kahramanlarını çirkinleştiriyor.dövüş esnasında bir ara yanlışlıkla makineden çıkan ışın bilim adamına geliyor,adam hiç değişmiyor:-)..bu dövüş bir okulun bahçesinde oluyor.makineden çıkan ışın yanlışlıkla,bahçede konser veren temiz yüzlü ve gülümseyen çocuklardan oluşan bir müzik grubuna(bu esnada fonda duyulan şarkı sözleri,ve mutlu ve sevecen vs…) da isabet ediyor.grup,death metal grubuna dönüşüyor.solist böğürüyor,kıyafetler değişmiş vs..:-)bir kaç gündür aklıma geldikçe gülüyorum..

şebnem bir süredir profesyonel fotoğrafçılık yapmaya başladı.doğum fotoğrafları çekiyor.gördüğüm kadarı ile asıl iş,sonraki (fotoşop ile)edit kısmı..hatta söylediğine göre,bu alanda ünlü bir fotoğrafçının bir kaç kişilik bir fotoşop ekibi varmış.anlaşılan fotoğraf da müziğe benzemiş:-) zaten dijital imkanlar nereye girse,olay kaçınılmaz olarak buraya varıyor sanırım.artık müzik ile ilgili olan bilgisayarımı açmak içimden gelmiyor.bunun dışında,e postalara da bir haber gelmesi gerektiğini bilirsem bakıyorum.çünkü aksi takdirde,hergün birkaç dakikamın reklam haberi silmek ile geçeceğini biliyorum..aslında aynı sorun cep tel imde de var.bir rehber arkadaşım,buna karşı bildiği yöntemi önerdi.bir firmadan reklam sms si gelmesini istemiyorsan o sms yi falanca nr ya yolluyorsun gibi..yaptım.ama şimdi o firmadan daha çok reklam sms si geliyor(veya gibime geliyor..)fakat yine de şimdilik cep tel den vazgeçemem.bu reklamlar yüzden tv yi de çok az seyrediyorum.sevdiğim dizilerin-şu sıralar Fringe-dvd lerini alıp,reklam arasız peşpeşe birkaç bölümü zevk ile izliyorum..

bu aralar 2007 de kaydetmiş olduğum ‘başka türlü’ nün yayınlanması için gerekli -bazen-sinir bozucu formaliteler ile uğraşıyorum.albüm,umarım haziran ayı yayınlanmış olur..yoğunluktan ötürü 26 sında başladığım yazıyı 30 unda bitirebildim.aslında daha yazmak istediğim şeyler var.ama vaktim dar:-)birazdan havaalanına gidip turist karşılayacağım..

May 30, 2010

24 Nisan 2010;ENGİN abi

dün minik kerem in okulunun 23 nisan törenleri nedeni ile öğleye kadar dışarda idik. Eve döndükten az sonra,tuğrul un telefonu ile kötü haberi aldım.sonrasında kafamda sürekli,her ne kadar çok sayıda olmasa da,onun ile ilgili anılar dolaştı durdu..jazz stop (eski/yeni)zamanları,bodrum da 90 ların başlarında(92?3?4?);ona,her ne kadar şehirli olsam da folklorumuzu inceleme ihtiyacını hissetmeye başladığımı söylediğimde bana günaydın deyişi,son dönemlerinde çeşitli yerlerde (beyoğlu,bodrum) rastlaşmalar,ayak üstü kısa sohbetler..mekanı cennet olsun..beraber/birlikte geçip gidiyoruz..mümkün olduğu kadar sıralı olması temennim.. :-((

Nis 24, 2010

13 Nisan 2010

bugün,aylardan beri ilk defa saat 11 e kadar uyudum.iyi geldi..dün ilk defa akıncan ve kerem ile birlikte gitar çalışması yaptık.bir süre sonra kerem,gitarı güzel çalamadığını söyleyerek ağlamaya başladı.bence çok erken başladı:-)aslında akıncan da benden çok daha yetenekli.ama çalışması lazım..bir süredir pat metheny nin son albümünü dinliyorum.orkestrion denilen kurgulu enteresan bir alet eşliğinde çalmış.albüm kapağında resmi var.çok etkileyici.mühendislik harikası..daha da etkilendiğim konu,bu aletin köklerinin 18.yüzyıla kadar uzanması.bu albümdeki halini ise 20.yüzyılın başlarında almış..batıdaki bu çerçeveyi,kendi tarihimiz ile karşılaştırmayı,moralimi bozmamak için bir kenara bırakıyorum:-)neticede değişik dinamik değerler söz konusu..ama dolayısı ile oluşmuş avantajlarından dolayı müzikte bulundukları/vardıkları nokta bence gerçekten moral bozucu.. orkestrion ile müzik yapmak pat metheny nin eskiden beri hayal ettiği bir şeymiş.hayal kurmak,kurabilmek..dün,yakında çıkacak olan albümümün son hali için stüdyo 18 de idim.levent ile albümün son şeklini verdik.sonra ben albümde çaldığım parçaların bestecilerinden gerekli olan yazılı izinleri almak ile uğraştım.bir tek parçada(azize) problem çıktı.bu yüzden onu maalesef albümden çıkarıyorum..garanti bankası,nisan 17 sindeki köprü geçişlerini ısmarlıyor.bu,bana;’barmen,viskiler benden’repliğini çağrıştırdı:-)aslında iyi bir reklam yöntemi tabii..bu iş zamanla,mesela telefon sabit ücretinin veya elektrik,su vs. faturalarının bir kısmını/tamamını ödemeye kadar varır mı?:-)
evde herkes uyuyor ama ben,sanırım sabah çok geç uyanmış olmanın etkisi ile,cin gibiyim.
23.50…

Nis 13, 2010