10 TEMMUZ

deniz kenarında geçen sıcak bir pazar..mail kutumda belki 20 tane mail gördüm.lise sınıf arkadaşlarımdan gelmiş.yaz başı yapılan geleneksel pilav günü vesilesi ile bir kısmımız buluştu.ve tabii ki birbirini tanımakta güçlük çekenler oldu,çünkü aradan tam 25 sene geçmiş:-))
ve girişimci bir arkadaşımız organizasyonu üstlenip mail adreslerimizi ve diğer iletişim bilgilerimizi toplayıp mail grubu oluşturdu.şimdi bu çeyrek asır durumundan ötürü sonbaharda tüm sınıf toplanmaya çalışıyor.büyük organizasyon..
bu 25 sene mevzuu tabii ürpertici,ama netice itibarı ile hoş..
düşününce,mezuniyet elbet daha dün gibi gelmiyor ama bir dakika yahu ne oluyor dedirtiyor.anılar..
-üstüne yatakta gazete keyfi yaparken murathan mungan ın son kitabı ile ilgili yapılan röp. okudum.elli yaşına girmiş.ruh halini tanımlıyordu.tabii ki ilgimi çekti-gelecek virajda neler olacak bakalım düşüncesiyle-.batu(mutlugil)gençliğin sonu diye tariflemişti:-))
uyumuşum…
-rüyamda kendimi nedense lise kapısından girerken görüyorum.tam girerken yiğit(sınıf arkadaşım) ile selamlaşıyorum.o bir arabaya binip gitmek üzere.ben kapıdan tam girerken birisinin yiğit ten eşber(heyleltraş) in tel.istediğini duyuyorum.ben de var,cebimden cep tel.imi çıkaracak iken okulun artık hayatta olamayan bizim zamanımızdaki kapıcısını görüyorum.fahri abi.müthiş bir hafızası vardı.yıllar geçse de simaları unutmuyordu sanırım.ne kadar zaman geçmiş diye bana sarılıp ağlamaya başlıyor.aman abi dur yahu diyip duygularıma hakim olmaya çalışırken ter içinde uyandım.
37 derece sıcaklık ve uykudan önce okuduklarımın bana ettikleri..
:-)

Share:
%d blogcu bunu beğendi: