25 Haziran 2012;Gümüşlük

Ailece Gümüşlükteyiz..bu sene çocuklar 2.5 ay boyunca deniz ve güneş görsünler,iştahları açılsın,serpilsinler istiyorum.nitekim şimdiden iştahsızlığı ile artık sinirimi bozan minik kerem bile öğün araları  yarım ekmek yemeyi isteyebiliyor/yiyebiliyor..mutluyum:-)

bu tatil karşılığı zemda otelinde haftada 5 akşam piyanist çiğdem erken ile sahne almaya başladım..şarkı listesi yavaş yavaş oturuyor..benim için değişik ve öğretici bir ortam..

-haziran başı nardis de sahne aldım.2.yarı,çağlayan yıldız vasıtası ile yahya dai,oğuz küçükberber ve ispanyol bir peküsyoncu bizimle(ben,çağlayan,turgut,serkan)sahne aldı.ilgi göstermeleri benim için onur oldu..akıncan da konseri izledi.’baba,mezzo kanalında izlediğin konserlere benzedi ‘dedi..:-)

serkan ile çaldıktan sonra, bir daha yapacağım kayıtlarda klarnet mutlaka  olmalı diye düşünmeye başladım..

-pinhani ile kırklareli konseri aklıma geldi şimdi;alkol tüketimi ortalaması yüksek..herkes neşeli,müziksever..sağlık ocağında çalışan bir doktor ile sohbet ettik.enteresan anılarını anlattı;yaşlı bir teyze varmış,sağlık ocağına hergün gelip örgü örüyor ve hastalarla sohbet ediyor,böylelikle yalnızlıktan doğan sıkıntısını gideriyormuş..doktor da duruma alışmış..bir gün kadın gelmeyince merak edip arkadaşını arayıp sormuşlar.arkadaşı’o bugün hasta, gelemeyecek’demiş..:-)bir de diyalekt ile ilgili çok hoş birkaç anısı var.ama aklımda maalesef bir tanesi kaldı. şehir efsanesi gibi bir şey..oranın diyalektine göre kelime başındaki H harferi okunmuyor(misal;hayrabolu yerine ayrabolu diyorlar..).

 hasan ve hatice,isimlerinin baş harflerini ağaca kazıyıp aşklarını ölümsüzleştirecekler..
ve ağaca kazıyorlar ; A , A yı seviyor..

-geçenlerde otelin barında erkan oğur ile gün batımı esnasında 30 dk kadar çaldım.ve zevkten 4 köşe oldum..:-)umarım en kısa zamanda yine böyle bir fırsat doğar..

Erkan oğur doğal olarak gitar tamirini çok seviyor, yeni caz kasa gitarım ile ilgili yorumlarda bulundu..hemen ayak üstü manyetiğini söküp yerini düzeltmeye çalıştı..ne güzel..

-istanbul da olmayışıma seviniyorum.köprü trafiği,tamirat yüzünden kilitlenmiş..istanbul trafiği benim için çıldırtıcı bir kavram haline geldi..bir çözümü olmalı..sultanahmet meydanı misali şehir merkezine gelen arabalardan ekstra para kesilmeli bence..ama değneğin öbür ucunda galiba köprü gelirleri,satılan araba ve yakılan benzinden alınan vergiler ve kesilen park cezaları var sanırım..

-şu sıralar tv seyretmiyorum.gazete de pek okuyamıyorum.gündemi biraz twitter dan takip etmeye çalışıyorum..bütün haberler anında oraya düşüyor gibi..bu yüzden daha etkili buluyorum..twitter de okumaya çekindiğim,daha doğrusu hemen tıklamaya alışamadığım başlıklar, kişi adları..acaba/yoksa ölüm haberi mi diye düşündürüyor sürekli..bir çözümü olsa keşke.ne bileyim,farklı renk uygulaması gibi mesela..naifçe bir düşünce işte..

şimdilik böyle..   

Share:
%d blogcu bunu beğendi: