13 Mart 2011

yine pamukkale lykus river otelindeyim.lobide bulunan bilgisayardan faydalanıyorum..

-bu kış,domuz ve kuş gribi haberi duyulmuyor..

-minik kerem,geçenlerde bana yaftayı yapıştırdı:babam bulamaz..eh doğru..evde benden istenen hiç bir şeyi bulamam.peki annen?unutur..peki ya sen?yapamaz..okulda verilen ev ödevlerini kastediyor..:-)

-geçenlerde rock fm de çok enteresan bir programa denk geldim.müzik tarihinde yaşanmış acayiplikleri anlatan bir program..punk rock grubu ramones,(70 sonları veya 80 başları?) yapacakları albümün kayıtlarında(hangi albüm?)birlikte çalışmak için bir prodüktöre başvurmuşlar.anladığım kadarı ile müzikal yaklaşımı aslında çok farklı bir kulvarda olan ve epey sinirli biri imiş.grup,stüdyoda prodüktörün istediği gibi çalmaya yanaşmayınca,adam tabancayı çekip tehdit ederek,zorla, grubun istediği gibi çalmasını sağlamış.daha sonra sonra parça yayınlandı.gülmekten gözümden yaşlar geldi.çünkü parça,nat king cole veya temptations yavaş ve hisli parçaları kıvamında idi.üstüne yaylılar çalınmış vs.:-)ama  diğer taraftan da  çok enteresan bir düzenleme idi.parça çok hoşuma gitti..prodüktör,karısını tabancayla öldürdüğü için,şimdi hapisteymiş..:-)ne yazık ki programı tamamen dinleyemedim.bir ara becerebilirsem kaydını ele geçirmeye çalışacağım..

-1 hafta evvel kars da pinhani konseri vardı.kars a 89-90 yıllarında(rehberliğimin ilk seneleri..) turist grupları ile çok gitmiştim.epey değişmiş.caddeler,nerede ise trafik sıkışıklığı yaşanacak kadar araba ile dolmuş..kaz evi adlı bir restoranda yöresel lezzetleri tatma imkanı buldum.kaz eti biraz ağır geldi,yarım bıraktım..

-tadım araştırmalarını biraz ağırlaştırdım.çünkü zayıflamam lazım:-)bir de gut olmuş olmam keyfimi kaçırdı..ben çok yemenin faturası diye düşünürken,geçen hafta turistler ile bu konuda fikir alışverişi yaparken,hastalığın oluşmasında genetik faktörün  önemli olduğunu öğrendim..bu vesile ile de annem ve dayımın da gut olduğunu..beslenmeme biraz dikkat ediyorum,dolayısı ile bir sorun çıkmayacağını umuyorum..

-geçen gün tur esnasında müsait bir anımda şebnem ile telefonlaşırken,55-60 yaşlarında bir turist yanıma geldi ve bir şey sormak istiyorum dedi.telefonu kapattım.buyrun dedim.adam unuttum dedi..garipsedim.. adam,sonraki 10-15 dk boyunca eşine,ne soracaktım ben diyip durdu..eşi yazsaydın gibi bir şeyler söyledi..önce elimde olmadan biraz güldüm,ama sonra üzüldüm..alzheimer başlangıcı böyle mi oluyor acaba?..

-geçenlerde yeni yapılmış bir belgesel film izledim..konusu dünya ekonomisi işleyişi/küreselleşme idi.özelleştirmeler,imf,az gelişmiş ülkelerden ham maddelerin nasıl ucuza kapatıldığı vs..bahsediliyor,gösteriliyor..çok zengin olan %3 lük zümrenin,servetlerinin %30 unu bağışlamaları durumunda,tüm az gelişmiş ülkelere eğitim ve sağlık vs. kurumlarını yapılandırabilmeleri ve kalkınabilmeleri için  250 şer milyar $ lık destek sağlamanın mümkün olduğunun anlatıldığı bölümü özellikle ilginç buldum..aslında geç saatte ve bitkin bir vaziyette izlediğim için sayılar aklımda kalmadı.anlatımlar ise yer yer almanca veya ingilizce idi.dizüstü bilgisayardan çıkan sesi,kalabalık lobi ortamında akustik olarak anlamakta zaman zaman zorluk çektim.bu nedenle ilk fırsatta bir daha izleyeceğim..ama ortaya konulan tablonun insani boyutu,veya sömürü hırsının sanırım hiç bir zaman anlayamayacağım ölçüdeki boyutu diyeyim,gayet net..

-japonya da geçen gün olan deprem felaketini tv de izlerken ilk dikkatimi çeken halkın ne kadar sakin olduğu idi(ofis korkunç derecede sallanırken sükunet içinde video çekimi yapabilecek kadar kendilerine güvenebilen var..).ama bu denli kendilerine güvenmelerini neye borçlu olduklarını,sonradan okuduklarımın yardımı ile daha derin anlayabildim sanırım..haberleri izlerken yaklaşık 10 metrelik tsunami,henüz bekleniyordu.o felaket de gerçekleşti.şimdi nükleer santralin çatısı da uçtu..bakalım elim olayın boyutları nereye varacak?..ama yine de, gelecek sefer bu denli büyük tsunamiye karşı da hazırlıklı olabilmek amacı ile en yakın zamanda çalışmaya başlayacağız diyebiliyorlar..biz de böyle bir afetin olması durumunu ise , sanki hiç olmamış veya olmayacak:-(,geçmişte ve şimdiye kadar gördüklerim/duyduklarım/okuduklarımın ışığında ,alın yazısı,nasip diye geçiştirip,hiç düşünmemeyi tercih ediyorum..:-(

-kısmet ise 15 inde pinhani ile istanbul da çalacağım.bu turdan konsere yetişebilmek için ince bir plan yaptım.adım adım ilerliyor:-)bu tarz planlar yardımsız olmuyor tabii.yardımcı olan herkese müteşekkirim..

-16 sında ise benim konserim var beyoğlu alt da..17 sinde ise yeni tur..:-)

bu otelin lobisini çok seviyorum.fonda enteresan müzikler oluyor zaman zaman.bir keresinde yavuz çetin ile erkan oğur un birlikte çaldıkları parça(adı neydi?..) vardı,kulaklarıma inanamamıştım..

işte böyle.

Share:
%d blogcu bunu beğendi: