4 Şubat/22 Şubat 2011

Antalya havalimanındayım.saat 9.50..Istanbul dan 6.45 uçağı ile geldim.öğlen 12 gibi buraya gelecek turistleri bekliyorum..bu ara ufak tefek sağlık problemlerim oldu.1.bel fıtığı ,2.dizlerimde menisküs yırtıkları..hepsi ameliyatlık düzeyde imiş.biraz canım sıkıldı..ayrıca babamın rahatsızlığı nedeni ile bir kaç hastahane görmüş oldum.(bu vesile ile öğrendiğim noktalardan biri:bir kaç,tahlil raporlarında 2 adet anlamına geliyormuş..)

-keçi gribi..inatçı ve yeni grip çeşidine verilen bu ad,halkımızın mizah duygusunun keskinliğinin müthiş bir örneği bence..bu nüktedanlık başka ülkelerde var mıdır acaba?

-dün gitar kafe konseri güzel geçti.yinon muallem hoş bir sürpriz yaparak konuk oldu..

-Facebook bayağı etkin bir haber paylaşım kanalı olmuş.bu vesile ile sayın başbakanımızın oğlunun(28 yaşında mı?)Bim marketler zincirini satın almış olduğunu öğrendim.belki de aslı yoktur..iyi bir gazete okuyucusu değilim,ama bu doğru ise bence haber olarak gazetelerde  günlerce yer alması gerekirdi..yoksa ben mi görmedim.belki de doğru değildir..

-dün hürriyet gazetesinde okuduğum Yılmaz Özdil in medya üzerine içten açıklamalar yaptığı yazısı benim için oldukça etkileyici idi..

-geçenlerde bir yerlerde bir özdeyiş okumuştum.çok iyi gelmişti..keşke kesip saklasaydım:-)aşağı yukarı anlamı şu;kötü geçen günün içinde bile mutlaka,ufak da olsa,iyi bir şeyler oluyordur..

-22 Şubat bölümü;

havaalanında acele ile yazdığım 4 Şubat ı bir türlü iliştirme fırsatım olamadı.bugüne kısmetmiş.şimdi pamukkale de lykus river otelindeyim.turlar berbat geçiyor.müşteri kalitesi çok düşük ve kazanç yok denecek kadar az..bugün bir rehber abim-cengiz birkalan-akın ı hep güleryüzlü bilirim.ilk defa morali bozuk ve çökmüş olarak gördüm dedi:-)

-10 şubatta beyoğlu indigo bar da bulutsuzluk özlemi grubunda konuk olarak çaldım..konserden az önce ekşi sözlük de gary moore un vefatı ile ilgili gözümü nemlendiren bir yorum okudum.bunun etkisi ile,sanırım, biraz garip bir ruh hali ile çaldığım konserde,beynim zonkluyor un sonunda onun ruhuna doğru kendimce bir kaç nota üfledim(sonradan dinleyicilerden bir kişi de bunu algıladığını söyledi..şaşırdım.).neticede konser oldukça zevkli geçti..aynı şekilde 11 şubat pinhani balans konseri de..

-bulutsuzluk özlemi konserinden 2-3 gün önce,grupta iken sıkça çaldığım-haşat durumdaki-siyah stratocaster gitarımı,15 sene oldu mu acaba?, çıkardım.tamirini becerebilseydim konsere o gitar ile çıkmayı düşünüyordum.ama kısmet değilmiş.sonrasında biraz uğraştım.nihayet sesi çıktı.özlemişim..becerebilirsem arada bir konserlerde çalmayı düşünüyorum.o gitar,eğer hak ederse,ilerde kerem in olacak.şebnem bir süre evvel bu niyetimi ona söylediğinde çok sevinmiş..gitarın kırık dökük halini,özellikle üstündeki solmuş ve yırtılmış çıkartmalarını-çocuk işte-çok beğendiğini söyledi..

-akıncan da şu sıralar gitar çalışıyor.hoşuma gidiyor.gitara başladığımda ‘wish you were here’ parçasının başındaki gitar solosunu çıkartıp çalmaya çalışırdım.aynı şeyi şu anda akıncan yapıyor.nasıl bir tesadüf bu.. :-) ona-klavyesi rahat diye-brian more gitarımı vermiştim,ama benim kalın saplı 1 nr murat sezen gitarım daha çok hoşuna gidiyor galiba.tellerin arası biraz daha açık olduğu için rahat ettiğini söyledi.şaşırdım..

-20 şubat ta (otelde epey vaktim oldu..) beste defterime 8 parca ,oldukça güzele de benziyorlar:-),not almışım.rekorum olarak buraya iliştiriyorum..

-bugün pamukkale de hierapolis antik kentini gezdirdikten sonra nekropol bölümünde turistleri serbest bıraktım.epey yaşlı bir teyze(85-90?)ile sohbet etme olanağı buldum.yürüdüğümüz yer antik  mezarlık olunca tabii konu da ölüm ve mezarlar oldu..kadın,ölünce mezarımın olmasını ve dolayısı ile çocuklarıma yük olmayı-bakım,ziyaret..-istemiyorum dedi.düşünmeye epey değer-tabii zor- bir konu..

-eşimi,çocuklarımı özledim..kısmet ise cuma günü evdeyim.

şimdilik böyle..

:-)

Share:
%d blogcu bunu beğendi: