1 Aralık 2010

Şu an İzmit deyim.Pinhani konseri öncesi kuliste bekliyorum..turlar bayramın 2.günü itibarı ile bitti.o zamandan beri evde dinleniyorum.üstümde-bir türlü söküp atamadığım ve bunun için de ayrıca sinir olduğum- hafif bir bunalım,mutsuzluk hali var.sebebi, bu sene turizmde maddi kaygılarımı pek giderememiş olmam sanırım..dolayısı ile bu 2 hafta boyunca kendimi müziğe verdim..iyi de oldu,yeni parçalar çıkıyor..ayrıca naylon telli gitar konusuna ağırlık vermeye çalışıyorum. bu konu benim için yepyeni bir lisan gibi ve bana oldukça zor,ama o ölçüde de cazip geliyor.durumum 31 sene org,sintisayzır vb. çaldıktan sonra piyano çalmak istemeye benziyor olabilir:-)bu münasebetle yuğtubdan çeşitli gitaristleri izlemeye başladım.şimdiye kadar keşfedebildiğim en moral bozucu ölçüde iyi olanı ‘sylvain luc’..kulaklarıma inanamıyorum..:-) bu ara Pinhani kayıtları da devam ediyor..Sinan ın ‘yitirmeden’adlı etkileyici parçasına çaldıklarım hoş oldu sanırım.o gün stüdyoda ben gelmeden önce Sinan ve ses teknisyeni Erim, parçaya beni taklit ederek solo çalmışlar..kayıda başlamadan önce bana dinlettiklerinde kulaklarıma inanamadım.çünkü fikirler epey yakındı.hatta sinan ın çaldıklarından,yoksa benim eski denemelerimi mı bana dinletiyorlar diye şüphelendim:-)

Share:
%d blogcu bunu beğendi: