27 Şubat 2010

turlara 22 şubat itibarı ile ara verip istanbul a geldim..
-geçen gün karaköy alt geçidinde yürürken aklıma geldi,bir dükkana girip diskmen-sinan ın deyimiyle diksmen-sordum.tezgahtar,abi bulunmaz hint kumaşı sorar gibi soruyorsun,dedi:-)sevinç içinde bir adet satın aldım..
-bu aralar 2007 de sevgili tanju nun stüdyosunda(ara taksim den evvel)kaydetmiş olduğum başka türlü yü levent ile stüdyo 18 de miks etmeye uğraşıyorum.bitti gibi..bu vesile ile eski sistem miks ile tanışmış oldum.otomasyonsuz..masada düğmeler ile oynanıyor ve bu ayarların o anda kaydı alınıyor.tabii bu esnada adrenalin yükseliyor.tıpkı gitar çalarken kaydedilmek gibi..nasıl,çalarken makine gibi çalınamıyor ve yer yer değişiklikler oluşuyorsa,eski sistem miksajda da durum aynı..hoşuma gitti.dolayısı ile şu sıralar evde bilgisayarı açmak içimden hiç gelmiyor..
-bugün okuldan arkadaşım nedim i(tanyolaç) ziyaret ettim.bir ara insanlar ve eşyaları arasındaki bağı konu ettik.ben tabii enstrümanların çalındıkça sahipleri ile aralarında bir kimya oluşturduğunu(benim son numaram-zeynep in deyimiyle tombul- ile böyle bir bağ oluşmaya başladığını düşünüyorum)söyledim.o da bana ilginç bir şey anlattı..(sanırım)haldun taner in,çok sevdiği ve kolundan hiç çıkarmadığı eski bir saati varmış.eski model olduğu için su geçirmezlik özelliği vs. yokmuş,ama çok sevdiği için duş alırken bile kolundan çıkarmamasına rağmen saat su almıyor,tıkır tıkır çalışıyormuş.yıllar sonra bir gün hediye olarak yeni bir kol saati almış-kıramayacağı bir kimse olsa gerek-çok sevdiği eski kol saatini çıkarıp yenisini takmış..ve o sırada eski saatinin artık çalışmıyor olduğunu farketmiş..
-ihsan doğramacı nın vefat haberini gördüm geçen gün.bir yökzede:-) olarak onu-tanımam ama yine de-sevmezdim.gazetede 65 yaşından sonra bir kaç tane yabancı dil öğrenmiş ve son zamanlarında da -95 yaşında-çince öğreniyor olduğunu okudum..ne kadar yaşlanılırsa yaşlanılsın,yılmadan yeni konular öğrenmeye çalışan insanlara,kendimi her daim öğrenci olarak gören biri olarak,bu durumda bile bir şekilde,saygı duyuyorum.toprağı bol olsun..
-turlara 1 hafta ara vermemin sebebi benim 24 şubat tarihinde gitar bar da vereceğim konserdi..işletmecilerin basiretsizliği mi diyeyim,beceriksizliği mi diyeyim,ne diyeyim bilemiyorum,konser gerçekleşmedi..aynı şekilde 25 şubat jazz kafe konseri de gerçekleşmedi.epey üzüldüm..detayları buraya sabitlemek fikri şu an asabımı bozuyor aslında..artık mecbur kalmadıkça bu mekanların önünden bile geçmem+bu işletmecileri gördüğüm yerde yolumu değiştiririm..
her neyse..aslolan müzikten aldığım keyif.
işte böyle..

Share:
%d blogcu bunu beğendi: