3 EYLÜL;İstanbul

-istanbul,varışımızın ilk dakikalarında peşpeşe gördüğümüz 2 polisiye vaka +yediğimiz sünger dokulu,ekma kıvamında içi beyaz iğrenç domatesler-nerede ve nasıl yetişiyor bunlar?- ve şu anda yaşadığım köprü trafiği çilesi ile beni daralttı:-)ama sanırım daha bir sürü kişinin bu şehir ile ilişkisinde sevgi ve nefret kavramları iç içe..serdar ın dünkü sakarlığını unutmadan buraya sabitlemek istiyorum;evinin anahtarının bir kopyasını bize verebilmek için anahtarcıya gidip sonra bunu prova yüzünden unutup,anahtarcı dükkanı kapatıp gittiğinden tamamen anahtarsız kalıp ve prova sonrası gece 12 de ev kapısını güç kullanarak açmak zorunda kalması:-)unutkanlık ve sakarlık konusunda yalnız olmadığım,hatta zaman zaman beni sollayan arkadaşlarım olduğu için(cem aksel de aklıma geldi nedense..)seviniyorum:-)akıncan da bu anlamda benim yeni ve ileri modelim gibi,kerem bu konuda bakalım nasıl olacak:-)

Share:
%d blogcu bunu beğendi: