22 HAZİRAN

-geçen gün babam bize misafirliğe geldi.sofrada sohbet ediyorduk.ben salatada beyaz renkli tatsız domatesleri görünce,yaz oldu hala tatsız domates yiyoruz diye yakındım,şebnem üstelik hala çok pahalı dedi.babam da rusya nın almak istemediği domatesler iç piyasaya verildiği için fiyatların olması gerektiğinden daha ucuz olduğunu belirtti.rusların kabul etmediği sağlıksız domatesi biz niye yiyelim diye çıkış yaptım.bunun üzerine babam,keşke bulsak da yiyebilsek,onlar ihraç için daha özen ile yetiştirilmiş domatesler deyince aklım başıma geldi;ne haldeyiz yahu..bu kadar ilaçlayıp-hormon işini bir tarafa bırakıyorum-ziyanı azaltmak yoluyla verimi artırmanın daha sağlıklı bir yöntemi yok mu acaba?acaba diğer ülkeler bu efekti nasıl bir yöntemle elde ediyorlar.sağlıklı olan yöntem çok mu pahalı?öyle ise biz domates satmak zorunda mıyız?hayatımız-veya hayat diyeyim- bu kadar mı önemsiz,satacak başka şeyimiz mi yok?    gibi bir dizi soru kafamda oluştu . zor ve derin bir konu tabii :-)

-mp3 ,cd,kaset veya plak ile karşılaştırınca elbet pratik, ama ses kalitesi açısından epey kötü..mp 17  ne zaman çıkar acaba:-)

 yoksa 10 sene sonra herşeyi unutup mp6 ile mi coşacağız?? 

-tatile gidiyoruz.umarım iyi geçer..

Share:
%d blogcu bunu beğendi: