29 EKİM

aslında yazmak istediğim bir sürü şey var,ama yoğunluktan ötürü bir türlü zaman ayıramıyorum.
yoğunluktan kastım şehir turları,pinhani konserleri ve az biraz benim albüm için yaptığım çalışmalar..
şehir turu bayramın 2 ve 3üncü günlerine denk geldi.toplu taşıma araçları ücretsiz olduğu için otobüs ve vapurlar had safhada kalabalık idi. şehrin uzak yerlerinden gelip eminönü,sultanahmet ve taksim gibi merkezleri gezen insanları-her ne kadar yorucu da olsa- gözlemleme fırsatı bulmuş oldum.
bu arada 2.gün yaşadığım köprü trafiği yoğunluğu bir daha sanırım ancak gelecek bayramda(+köprüde eylem yapılırsa) olur.ama ben mümkün ise bayram günleri bu şartlar altında bir daha çalışmak ve bütün bunları tekrar yaşamak istemiyorum.
evet.bulabileceğim tek çözüm bu gibi gözüküyor.evden çıkmamak..
hayatımda ilk defa kalabalık yollarda yürümekten nefret ettim.cık cık..
-önümüzdeki hafta albümü yayınlayabilmek için öngörüşme(veya duruma göre ,-ler) yapacağım.keşke, yılbaşına yetiştirelim hadi bitir bir an evvel deseler..
kurgumu ,evet yayınlarız(,-yabiliriz) faslını atlattığımı hayal ederek yaptım tabii:-))
-geçenlerde pinhani ile unkapanı imç. deki dükkanlarında prova yaptım.cem de vardı.provanın ana sebebi olarak..
çok komik anlar yaşayıp epey güldük.örn. provaya başlamadan bir patlama sesi duyduk.sanırım cem hah birinin ayağına kurşun sıktılar galiba dedi.aklıma ‘neredesin firuze’ filmi geldi..
sonra ara verdiğimizde bir daha patlama sesi duyduk.o sırada dükkana giren -sanırım- bir komşu sinan a ;ne o ,korktun mu yoksa dedi.makaraları koyverdik..
aklıma geldikçe hala-üstelik gözlerimden yaş gelircesine- gülüyorum.sinirlerim mi bozuk nedir?:-)
bu aralar aynı şekilde ferhan şensoy un
,nihayet bulabildiğim, oteller kitabını okurken gülüyorum.kitabı genelde dolmuşta vapurda vs.okuyorum…
böyle-üstelik uluorta- gülebilmek ne güzel.oh be!
devamını diliyorum..

Share:
%d blogcu bunu beğendi: