28 AĞUSTOS

sabah uyandığımda üstümde bir ağırlık vardı.önümüzdeki aylarda evi nasıl geçindireceğim sorusunun cevabını bilemememin ağırlığı sanırım..
bakalım zaman neler gösterecek..
-geçenlerde yarım günlük şehir turu yaparken sultanahmet camiine girerken turistlerden birkaçı caminin fotoğrafını çekmeyi bırakıp benim ayaklarımı çektiler.bir süredir yaptığım farklı renk çorap uygulaması onlara ilginç geldi sanırım:-)
daha evvel yazdım mı hatırlamıyorum(reklam dolu 177 sayfaya bakacak halim yok..)ama böylelikle dolaptan aynı renk iki çorabı bulma stresinden kurtulmuş oldum.hem zaten bence aynı olmak zorunda değil..
-geçen sene gezdirdiğim turistlerden biri ile ayakkabı bağı sohbeti yapmıştım ve ona çok üşendiğimi dolayısı ile ayakkabımı senede ancak 1-2 defa bağladığımı söylemiştim.o da bana posta yoluyla garip(aslında çok basit ,galiba montlarda kullanılıyor) bir şey:-) yollamış. tam bana göre..inanılmaz.artık hiç bir zaman ayakkabımı bağlamam gerekmiyor..
burada hiç görmedim(aslında bakmadım da tabii).yurt dışına bir vesile ile çıkacak olursam bir düzine alacağım.
-bu edit konusu benim için hakikaten mühim..
günümüz şartlarında evde bilgisayar ile müzik yapma olayı yaygınlaştığından,kesme biçme yapıştırma düzeltme restorasyon işleride bunun yanı sıra sürecin doğal bir parçası haline dönüşüyor bence.
ama bunun bendeki yan etkilerini görmeye başladım.artık müziği dinlerken nerede punch yapılmış,nerde edit yapılmış anlamaya ve sinir olmaya başladım.aslında anlıyorsam o yapılan işlem kötü yapılmış demek oluyor tabii..
hatta benim albüm kaydı ile ilgili şöyle bir şey söyledim tanju ile çalışırken,soloyu çalarken tuşemi değiştirip biraz da kötü bir zamanlama ile hızla diğer bölüme geçmişim:’kötü bir edit gibi çalmışım’.tanju da oraya not aldı edit hissi giderilecek.ama onun öyle kalmasını istiyorum doğrusu.
bunun dışında özellikle 2-3 parçada yeniden aranjman yapmak maksadı ile teknolojinin nimetlerinden faydalanıyorum doğrusu.epey yorucu sıkıcı ama bence kaçınılmaz olarak sürecin bir parçası.
tabii şöyle bir durum ideal;girip çalacaksın ve kaydı plakçıya(veya internete,her neyse..)teslim edeceksin.ama bunu için provalı olmak veya konserlerde önceden çalmak lazım.benim öyle bir lüksüm yok maalesef.çünkü grup değilim..
-dün pinhani ile baışarak da çaldım.kötü bir günümdeydim.sabah gitara dokunduğumda da hissetmiştim.bayağı hatalar yaptım.konserden sonra görenler beni tebrik etti, çok hisli çalıyorsunuz dediler:-)
-bence barışarak gibi bir organizasyonda yer almak her zaman için gerekli.ama maalesef yine de-netice itibarı ile- ümitsizim.ortadoğuda süren inanılmaz dramın yanında bence biraz romantik kalıyor gibi.
ama sahne,sahne arkası ve diğer platformları ile birlikte bayağı bir insan gönlünü ortaya koymuş.bu da oldukça etkileyici..
işte böyle!

Share:
%d blogcu bunu beğendi: